NAKM

DEGERLI DOSTLAR UYE OLARAK BIZIMLE BU YOLDA YURUYUN...
NAKM

Norvecdeki Alevi dusuncesine sahip olan canlarin bulusma noktasi....


    KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Paylaş
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:29 am

    İmamet ve velayetin sınırlarını savunan ilk insana...



    Hak ilahi hilafet sahasını erkek ve kadınların içinde koruyan ilk insana...



    Kendi zamanının imamını (Allahın selamı ona olsun) koruma yolunda büyük cihad bayrağını taşıyan o yüce insana...



    Eşi ve benzeri olmayan o yüce seyyideye...



    Arşa ait olan o kutsal hanıma...



    İlahi kahır ateşi değmese dahi yağı neredeyse kendiliğinden yanacak olan o mübarek zeytin ağacına...



    Yüce seyyideme “Nuriyye-i Gayb-ı Meşhûde”...



    Sana ey mevlam ey Fâtıma-i Zehra...



    Ey Resulullah’ın sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem –gözünün nuru...



    Vasilerin efendisi Hz.Ali aleyhisselam’a yardım yolunda yaptığın yüce cihada ...



    Senin fazlın ve lütfunun kapısında ellerini açmış bekleyen hizmetçinin naçiz hizmetini kabul et...



    Allaha and olsun ki amel defterimde sana hizmetten daha fazla ümit ettiğim hiçbir şey yok ey Hasan ve Hüseynin annesi.Allah’ın selamı sana,o ikisine ve onların evlatlarına olsun...

    Ebul Hüdâ
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:29 am

    HAZRETİ ALİ’NİN SEVGİSİ HAKKINDA



    Sınırsız bir acizlik ve hayret fikirlerimizi ve aklımızı alıveriyor Bismillahın B’sinin noktasını (1) anlamakta. Nasıl anlayabiliriz ki? Bizimle o hakikatın arasında binlerce perde var.

    “...Kim imamını tanıyabilir veya onu seçme hakkına sahiptir? Asla,asla. Akıllar sapar,hayrete düşer,fikirler şaşırır,gözler zayıf düşer,yüce insanlar alçalır,hikmet sahipleri hayran olur,hilim sahipleri geri kalır,hatipler duraksar,akıllılar cahil olur,şairler dilini yutar,edipler aciz olur,beliğ insanların dili tutulur,imamın birtek sıfatını veya faziletini anlayamazlar.Hepside aciz ve kusurlu olduklarını itiraf ederler.İmamın birtek sıfatını anlayamayanlar onun bütün sıfatlarını nasıl kavrayabilirler ki?Hakikatı anlaşılmaz,onun işinden birşeye akıl sır ermez,onun yerine geçebilecek biri bulunmaz,onun yerini kimse veremez.Hayır,asla,mümkün değil.Nasıl olabilir ki?Tıpkı ellerinizle yıldızlara ulaşmaya çalışmaya benzer.Onu nasıl seçebilirsiniz,aklınız nereye kadar çalışır,onun gibi birini bulabilir misiniz?”(2)

    Bunca akıl ve yetenekler çeşitli derece ve uzmanlıklarına rağmen imamların bir tek şanını veya faziletini anlayamıyorsa bizim aciz aklımız ve kalemimiz İmamımız ve velimiz Aliyy ür Rıza aleyhisselam’ın da buyurduğu gibi “ O öyle yüce bir güneştir ki bütün aleme yüce ve parlak nuru ile doğar ,öyle ki hiçbir el veya göz ona ulaşamaz.”(3)

    Ama kalbe sığmayan ,kalpte yanıp tutuşan bu aşk kandili aklımızı alıp o hidayet sahiline alıp götürüyor...Orada selam var,orada rahmet var,orada konuşan Kur’anın muhkem ayetleri var,ebediyet nuru ile nurlanan şahsiyet var.Orada kalpler Ali ve

    Ali evlatlarının etrafında tavaf ediyorlar-Allah’ın salât ve ______________________________________

    (1) Hz.Alinin şu meşhur hadisine işarettir”Ben noktayım”

    (2) İmamımız Rıza aleyhisselam’dan Usul ü Kafi .c1 sf 201 ,1.hadisi şerif.

    (3) A.g.e.





    -2-

    selamı onlara olsun-.



    İnsanlar Kâbede ve Safâda tavaf ederken

    Senin kabrin etrafında tavaf eder dönerim.

    İnsanlar ibadetlerini zahire ederlerken

    Senin sevgin en iyi zahire ve ameldir...

    İbni Ebil Hadid.



    Yalnız şunu da bilmek gerekir ki gözlerimizle o sevdiğimize ulaşamasak da bazı yüce kelimeler sevdiğimizi bize anlatır ve bize hayat verir.Hani derler ya; “Kulaklar bazen gözden önce aşık olur.”Onun için yüce imamımız Caferi Sâdık aleyhisselam şöyle buyurmaktadır:

    Muhammed sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem ümmetinden olan her kim imamının vacip hakkını tanırsa işte o zaman imânının tadına varır ve islamın asıl güzelliğinin farkına varır.Çünkü Allah azze ve celle, imâmı bütün varlıklara bir bayrak ve onu bütün insanlara bir hüccet olarak karar kılmıştır. Allah;imama vakar tacını takmış,cebbarın nuru ile donatmış ve onu bir vesile ile gök alemine bağlamıştır.Ona olan lütfunu asla kesmemiştir.Allah’ın yanındakilere sadece onunla ulaşılır ve sadece onu tanıyan kulların amelleri kabul olur.”(1)

    Niçin böyle olmasın ki? İmamlarımızı ziyaret ederken onlara şöyle hitap etmiyor muyuz:



    “...Selam olsun sana ey yüce görüş ve duyuşun sahibi! Sen misakını Allah’ın gözü ile gözetirsin ,senin ahdin Allah’ın eli iledir, saltanatın ise Allah’ın kudreti iledir...



    Selam olsun sana ey Allah tarafından korunan.Allah senin önünün ve arkanın,üstünün ve altının nurudur.Selam olsun sana ki sen Allahın kudretinde hazine olmuşsun.Allah senin kulağının ve gözünün nurudur.”(2)



    ____________________________

    (1) Usul ü Kafi c1 sf 203 2.hadisi şerif.

    (2) Bihar ul Envar c 102 sf 93
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:30 am

    Gel biraz da kalbi akıldan öne geçirelim de Ebu Turâb aleyhisselamın muhabbetinin tadına varalım.İşte o zaman kalpte dolaşan kan şahit olacak ki kalbimiz Ali’yi tanıyor ve ondan gayrısını reddediyor.Muhammedi nur aleminde ruhumuz anlayacak ki Ali nurdur ve gayrısı zulmettir...

    Ey dost! Bu kutsal türbe var ya,

    Göz onu görünce ışıklanır ve ruhum canlanır.

    İşte Necef-i Eşref göründü bize,

    Nefis türbesi ve ahde vefa yeri ile.

    Altın kubbeye bak nasıl parlıyor,

    Öyle mukaddes bir mekan ki burası

    Aksa ve Kudüs dahi buna ulaşamaz.

    Burda yatanın öyle yüce bir makamı var ki

    Atlas mavisi gökler dahi ona ulaşamaz.

    Dur burada ve toprağını başına serp

    Çünkü artık pâk ve mukaddes mekandasın.(1)

    O Ali’dir.-Allahın salâtı ona olsun-,o da onun türbesi ve nuru ve feyzi ve onun izzeti kalplerde ve ruhlarda meleklerle birlikte o kutsal ağacın etrafında tavaf ediyor.O kutsal ağaç ki Mustafa ve kardeşi –Allahın selamı o ikisine ve evlatlarına olsun-o ağaçtandır.Halk ise başka bir ağaçtan.

    O ağacın kutsallığı Allah azze ve cellenin kutsallığından geliyor.O ağaçtan varlığın özü yaratıldı.Allahın nuru o ağaçtan aleme yansıdı.O ağaç doğuya ve batıya ait olmayan mübarek zeytin ağacıdır.Allah onu mübarek “Nur” suresinde anlatmıştır:“Allah göklerin ve yerin nurudur.Onun nuru tıpkı bir kandile benzer.Kandil bir sırça içinde o da bir camın içinde.O sanki parlak bir yıldız gibidir.Mübarek bir ağaçtandır o.Zeytin ağacından.Ne doğuya aittir o ağaç ne de batıya.Yağı neredeyse kendiliğinden yanacak ateş ona deymese dahi.Nûr üzerine nûrdur.Allah o nura istediğini hidayet eder.Allah bu örnekleri halka gösterir. Allah herşeyi bilendir.”(2)

    ____________________________________________________________

    (1)S.Sadrüddin Ali Han Medeni’nin Necefe girerken söylediği kaside

    (2)Mübarek “Nur”suresi 35.ayeti şerife.
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:31 am

    Bu ayeti şerife ilgili şu rivayete bakalım:

    “Cabir bin Abdullah diyor ki:Kûfe mescidine gittiğimde Emirülmüminin aleyhisselamı gördüm.Parmaklarıyla yere birşeyler yazıp tebessüm ediyordu.

    Dedim ki ;Ey Emirülmüminin!Seni güldüren şey nedir?

    Buyurdu ki:Şu ayeti okuyupta manasını bilmeyenlere şaşırıyorum?

    Hangi ayet ey Emirülmüminin diye sordum.Şöyle buyurdu:

    “Allah göklerin ve yerin nurudur.Onun nuru tıpkı bir kandile benzerKandil Muhammed sallallahu aleyhi ve alihi dir.Kandil bir sırça içinde işte o sırça benim o da bir camın içinde,cam Hasan ve Hüseyndir.O sanki parlak bir yıldız gibidirAli bin Hüseyndir.Mübarek bir ağaçtandır oMuhammed bin Ali.Zeytin ağacından Cafer bin Muhammed.Ne doğuya aittir o Musa bin Cafer ne de batıya aittir Ali bin Musa.Yağı neredeyse kendiliğinden yanacak Muhammed bin Ali ateş ona deymese dahi Ali Bin Muhammed el Nâki .Nûr üzerine nûrdur Hasan bin Ali el Askeri .Allah o nura istediğini hidayet eder İşte o nûr Kâim el Mehdidir,Allahın salât ve selamı onlara olsun.Allah bu örnekleri halka gösterir.Allah herşeyi bilendir.”(1)

    Ey Ali’ye aşık olan muhip!Gel bu mübarek zeytin ağacının gölgesinde oturalım ve kutsal meyvelerinden faydalanalım.Hadislerimizde zaten biz şiilere bu ağacın yaprakları denmiyor mu?

    Allahım bizi bu ağacın yapraklarından et ve onu korumaya muvaffak et.Bizi o ağaca hizmet edenlerin hizmetçisi et.



    “Ben onun kulu kölesiyim ve hâdiminin hizmetçisi

    Hâşâ ki yarın o bu özgür kulunu unutmuş olsun.”(2)





    ________________________________________________

    (1) Ravzat ul Emsal (Ahmet el Kenani)Buna benzer bir rivayet de Usûlü Kâfi c1 sf 195 ,5.hadiste mevcuttur.

    (2)Hürr el Âmulinin Hz.Ali hakkında söylediği bir beyit.

    -5-

    -BİRİNCİ MEYVE- ALLAH’I TANIMAK

    Vasilerin efendisi Hz.Ali aleyhisselam şöyle buyurmaktadır;“Ey Kumeyl!Sen her hareketinde marifet ve tanımaya muhtaçsın.”Bütün hareketlerin anası ve özü Allah’a doğru hareket etmektir. Bu hareket varlıkların bütün boyut ve işlerini kapsayan bir harekettir. Ve bu harekette sen en çok bu marifete muhtaçsın.Yani Allahı tanımak zorundasın.Bu marifete ve hedefe seni ulaştıracak sırat-ı mustakim ve güvenilir yol ise masum aleyhisselam’dan başkası değildir.

    1. Ebu Hamza diyor ki ; İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam bana şöyle buyurdu ; Allah’a ibadet edenler ancak O’nu tanıyanlardır.Allah’ı tanımayanlar ise ona başıboş ve sapıkça ibadet ederler.Dedim ki; canım sana feda olsun!Allah’ı tanımak nedir?Buyurdu ki:Allah azze ve celle yi tasdik etmek,Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellemi tasdik etmek,Ali aleyhisselamın velayetini kabul etmek ,onun ve hidayet imamlarının imametine uymak ve onların düşmanlarından Allah azze ve celleye sığınmak.İşte Allah azze ve celle böyle tanınır.(1)

    1- Cabir diyor ki :İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam şöyle buyurdu :

    Sadece biz Ehli Beytten olan imamı tanıyan ancak Allah’ı tanır ve ona ibadet eder.Allah’ı ve biz Ehli Beytten olan imamı tanımayanlar vallahi onu başıboş ve sapıkça tanır ve ibadet ederler.”(2)

    Sapıkça tanımak,sapıkça ibadet etmek ,sapıkça hareket etmek,gök ile yer arasında bir bağ olan vesileye ipleri bağlanmayan bir hareket. İmam aleyhisselamın alnında parlayan hakkın nuruyla aydınlanmayan hareket...Çünkü imam;

    “Parlayan aydır,ışıklı kandildir,yayılan nurdur,karanlıklar içinde kaybolunan çöllerde ve denizlerin dalgalarında yol gösteren yıldızdır.İmam;Susuzluğa karşı serin sudur,hidayete yönlendirendir, zilletten kurtarandır.

    _____________________________________________________________

    (1) Usûl ü Kâfi c 1 sf 180 1.hadisi şerif

    (2) Usûl ü Kâfi c 1 sf 181 4.hadisi şerif.

    -6-

    İmam; Tepedeki ışıktır,kendisine yaklaşanı ısıtandır,felaketlerde yol gösterendir,ondan ayrılan helâk olur.

    İmam; Yağmur yağdıran buluttur,sağnak yağıştır,parlayan güneştir, gölge veren göktür,geniş arzdır,bereketli kaynak suyudur, bağdır, bahçedir.

    İmam; Samimi dosttur,şefkatli babadır,samimi kardeştir,küçük evladına nispet şefkatli bir anadır.(1)

    Demek ki tekvin ve yaratılış ahdinin vesilesi ve şeriatın özü ve varlık aleminin parlayan nuru ve ebedi meşalesi masum imamın zatındadır.Allah O’nun pak zatını kendi sonsuz feyzinin deryasında temizlemiştir,öyle ki o deryanın sınırı ve sahili yoktur.Vasilerin efendisi aleyhisselam şöyle buyurmuyor mu ;”Biz Ehli Beyt inayet kudreti ile hidayet feyzi üzerimize dökülerek çamurumuz hazırlandı.Sonra nübüvvet hamuru ile yoğuruldu . Vahiy suyu ile sulandı.Ona emir ruhu üflendi.Öyleyse adımlarımız titremez,gözlerimiz şaşmaz,nurumuz asla sönmez,eğer biz saparsak insanlara kim yol gösterir?Halk değişik bir ağaçtandır, nübüvvet ağacı ise birdir.Muhammed sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem o ağacın köküdür,ben onun gövdesiyim,Fatıma tüz Zehra onun meyvesidir,Hasan ve Hüseyn onun dallarıdır,kökü nur,gövdesi nur,meyvesi nur,dalları nur,ateş ona deymese dahi yağı neredeyse kendiliğinden tutuşacak,nur üzerine nurdur.”(2) İşte burada asıl mana anlaşılıyor:Hareketin kökü ve temeli ve ölçüsü tesbih eden bütün varlıkların kalbinde güneş gibi parlayan nur üzerine nurdur.Kendisinde asla ölüm kavramı bulunmayan kaynağın saf hikmet çeşmesinden beslenen kalpler onun ışığı ile aydınlanır.O ebedi bir hakikattır.














    (1) Usûl ü Kâfi c 1 sf 200 1.hadisi şerif , İmam Rıza aleyhisselam’dan.

    (2) Men Hubbuhu Unvan us Sahife sf 38.

    -7-



    *Masumu tanımak kendisinde ölüm olmayan hakiki hayattır:



    Bureyd diyor ki :Bir ölü vardı da biz onu dirilttik ve ona bir nur verdik ki onunla halkın içinde geziyor” İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam bu ayetin hakkında şöyle buyurdu:Ölü hiçbir şey tanımayandır.Halkın içinde gezdiği o nur ise imametini kabul ettiği imamdır.Karanlıkların içinde kalıp ondan çıkamayan ise imamını tanımayandır.(1)





    *Masumu tanımak güzelliktir,cemaldir ve sınırı olmayan bir ziynettir:



    Abdurrahman bin Kesir diyor ki: İmam Caferi Sâdık aleyhisselam İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’ dan rivayet eder ki Emirülmüminin aleyhisselam , Abdullah-ı Cedeli’ye şöyle buyurdu : Allah’ın şu ayetinin manasını sana söyleyeyim mi ? “Her kim bir iyilik ile gelirse o günün azabından güvende olur. Ve her kim bir kötülük ile gelirse yüzü üzerine ateşe atılır.Yaptığınızın dışındaki birşeyle mi cezalandırılacaksınız?” Dedim ki :Evet ey Emirülmüminin!

    Buyurdu ki: İyilik biz Ehli Beyti sevmek ve velayetini tanımak,kötülük ise velayeti inkar etmek ve biz Ehli Beyte buğz etmek.Sonra bu ayeti okudu.”(2)

    *Masum aleyhisselamı tanımak hikmet,hidayet,olgunluk ve kemaldir:

    Ebu Bâsir diyor ki : “Her kime hikmet verildi ise ona birçok hayır verilmiştir” ayeti hakkında İmam Caferi Sâdık aleyhisselam şöyle buyurdu; Allaha itaat etmek ve imamı tanımaktır.(3)

    _______________________________________

    (1)Usul ü Kâfi c1 sf 185,13.hadisi şerif. Mübarek “En’am” suresi 122. ayeti şerife.

    (2)Usul ü Kâfi c1 sf 185,14.hadisi şerif. Mübarek “Neml” suresi 89 ve 90. (3) Usul ü Kâfi c1 sf 185 11.hadis,mübarek Bakara suresi 269.ayeti şerife. -8-




    *Masum aleyhisselamı tanımak her işin son noktası ve olgunluğudur:

    Ebu Basir diyorki :İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam bana şöyle sordu:İmamını tanıdın mı?Dedim ki :Evet vallahi Kûfe’den çıkmadan önce tanıdım.Buyurdu ki :Öyleyse bu sana yeter!(1)

    Demek ki Ehli Beytin Bâkırının söylediği bu söz sana yeter.Bu öyle bir söz ki manaların incisini içinde saklayan bir hazine gibidir ve bu sözde öyle yüce hikmetler ve anlamlar var ki akıl onun hakikatına varamaz.

    Şimdi burada biraz durup o mübarek ağacın ikinci meyvesinin tadına varalım:
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:33 am

    -BİRİNCİ MEYVE- ALLAH’I TANIMAK

    Vasilerin efendisi Hz.Ali aleyhisselam şöyle buyurmaktadır;“Ey Kumeyl!Sen her hareketinde marifet ve tanımaya muhtaçsın.”Bütün hareketlerin anası ve özü Allah’a doğru hareket etmektir. Bu hareket varlıkların bütün boyut ve işlerini kapsayan bir harekettir. Ve bu harekette sen en çok bu marifete muhtaçsın.Yani Allahı tanımak zorundasın.Bu marifete ve hedefe seni ulaştıracak sırat-ı mustakim ve güvenilir yol ise masum aleyhisselam’dan başkası değildir.

    1. Ebu Hamza diyor ki ; İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam bana şöyle buyurdu ; Allah’a ibadet edenler ancak O’nu tanıyanlardır.Allah’ı tanımayanlar ise ona başıboş ve sapıkça ibadet ederler.Dedim ki; canım sana feda olsun!Allah’ı tanımak nedir?Buyurdu ki:Allah azze ve celle yi tasdik etmek,Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellemi tasdik etmek,Ali aleyhisselamın velayetini kabul etmek ,onun ve hidayet imamlarının imametine uymak ve onların düşmanlarından Allah azze ve celleye sığınmak.İşte Allah azze ve celle böyle tanınır.(1)

    1- Cabir diyor ki :İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam şöyle buyurdu :

    Sadece biz Ehli Beytten olan imamı tanıyan ancak Allah’ı tanır ve ona ibadet eder.Allah’ı ve biz Ehli Beytten olan imamı tanımayanlar vallahi onu başıboş ve sapıkça tanır ve ibadet ederler.”(2)

    Sapıkça tanımak,sapıkça ibadet etmek ,sapıkça hareket etmek,gök ile yer arasında bir bağ olan vesileye ipleri bağlanmayan bir hareket. İmam aleyhisselamın alnında parlayan hakkın nuruyla aydınlanmayan hareket...Çünkü imam;

    “Parlayan aydır,ışıklı kandildir,yayılan nurdur,karanlıklar içinde kaybolunan çöllerde ve denizlerin dalgalarında yol gösteren yıldızdır.İmam;Susuzluğa karşı serin sudur,hidayete yönlendirendir, zilletten kurtarandır.

    _____________________________________________________________

    (1) Usûl ü Kâfi c 1 sf 180 1.hadisi şerif

    (2) Usûl ü Kâfi c 1 sf 181 4.hadisi şerif.

    -6-

    İmam; Tepedeki ışıktır,kendisine yaklaşanı ısıtandır,felaketlerde yol gösterendir,ondan ayrılan helâk olur.

    İmam; Yağmur yağdıran buluttur,sağnak yağıştır,parlayan güneştir, gölge veren göktür,geniş arzdır,bereketli kaynak suyudur, bağdır, bahçedir.


    İmam; Samimi dosttur,şefkatli babadır,samimi kardeştir,küçük evladına nispet şefkatli bir anadır.(1)

    Demek ki tekvin ve yaratılış ahdinin vesilesi ve şeriatın özü ve varlık aleminin parlayan nuru ve ebedi meşalesi masum imamın zatındadır.Allah O’nun pak zatını kendi sonsuz feyzinin deryasında temizlemiştir,öyle ki o deryanın sınırı ve sahili yoktur.Vasilerin efendisi aleyhisselam şöyle buyurmuyor mu ;”Biz Ehli Beyt inayet kudreti ile hidayet feyzi üzerimize dökülerek çamurumuz hazırlandı.Sonra nübüvvet hamuru ile yoğuruldu . Vahiy suyu ile sulandı.Ona emir ruhu üflendi.Öyleyse adımlarımız titremez,gözlerimiz şaşmaz,nurumuz asla sönmez,eğer biz saparsak insanlara kim yol gösterir?Halk değişik bir ağaçtandır, nübüvvet ağacı ise birdir.Muhammed sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem o ağacın köküdür,ben onun gövdesiyim,Fatıma tüz Zehra onun meyvesidir,Hasan ve Hüseyn onun dallarıdır,kökü nur,gövdesi nur,meyvesi nur,dalları nur,ateş ona deymese dahi yağı neredeyse kendiliğinden tutuşacak,nur üzerine nurdur.”(2) İşte burada asıl mana anlaşılıyor:Hareketin kökü ve temeli ve ölçüsü tesbih eden bütün varlıkların kalbinde güneş gibi parlayan nur üzerine nurdur.Kendisinde asla ölüm kavramı bulunmayan kaynağın saf hikmet çeşmesinden beslenen kalpler onun ışığı ile aydınlanır.O ebedi bir hakikattır.














    (1) Usûl ü Kâfi c 1 sf 200 1.hadisi şerif , İmam Rıza aleyhisselam’dan.

    (2) Men Hubbuhu Unvan us Sahife sf 38.
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:34 am

    Bureyd diyor ki :Bir ölü vardı da biz onu dirilttik ve ona bir nur verdik ki onunla halkın içinde geziyor” İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam bu ayetin hakkında şöyle buyurdu:Ölü hiçbir şey tanımayandır.Halkın içinde gezdiği o nur ise imametini kabul ettiği imamdır.Karanlıkların içinde kalıp ondan çıkamayan ise imamını tanımayandır.(1)





    *Masumu tanımak güzelliktir,cemaldir ve sınırı olmayan bir ziynettir:



    Abdurrahman bin Kesir diyor ki: İmam Caferi Sâdık aleyhisselam İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’ dan rivayet eder ki Emirülmüminin aleyhisselam , Abdullah-ı Cedeli’ye şöyle buyurdu : Allah’ın şu ayetinin manasını sana söyleyeyim mi ? “Her kim bir iyilik ile gelirse o günün azabından güvende olur. Ve her kim bir kötülük ile gelirse yüzü üzerine ateşe atılır.Yaptığınızın dışındaki birşeyle mi cezalandırılacaksınız?” Dedim ki :Evet ey Emirülmüminin!

    Buyurdu ki: İyilik biz Ehli Beyti sevmek ve velayetini tanımak,kötülük ise velayeti inkar etmek ve biz Ehli Beyte buğz etmek.Sonra bu ayeti okudu.”(2)

    *Masum aleyhisselamı tanımak hikmet,hidayet,olgunluk ve kemaldir:

    Ebu Bâsir diyor ki : “Her kime hikmet verildi ise ona birçok hayır verilmiştir” ayeti hakkında İmam Caferi Sâdık aleyhisselam şöyle buyurdu; Allaha itaat etmek ve imamı tanımaktır.(3)

    _______________________________________

    (1)Usul ü Kâfi c1 sf 185,13.hadisi şerif. Mübarek “En’am” suresi 122. ayeti şerife.

    (2)Usul ü Kâfi c1 sf 185,14.hadisi şerif. Mübarek “Neml” suresi 89 ve 90. (3) Usul ü Kâfi c1 sf 185 11.hadis,mübarek Bakara suresi 269.ayeti şerife. -8-




    *Masum aleyhisselamı tanımak her işin son noktası ve olgunluğudur:

    Ebu Basir diyorki :İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam bana şöyle sordu:İmamını tanıdın mı?Dedim ki :Evet vallahi Kûfe’den çıkmadan önce tanıdım.Buyurdu ki :Öyleyse bu sana yeter!(1)

    Demek ki Ehli Beytin Bâkırının söylediği bu söz sana yeter.Bu öyle bir söz ki manaların incisini içinde saklayan bir hazine gibidir ve bu sözde öyle yüce hikmetler ve anlamlar var ki akıl onun hakikatına varamaz.

    Şimdi burada biraz durup o mübarek ağacın ikinci meyvesinin tadına varalım:
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:34 am

    İKİNCİ MEYVE - ÖYLEYSE SANA YETER

    Rabb sayılanlardan gayrı rabbim bana yeter,mahlukların yerine hâlık bana yeter,alemlerin rabbi Allah bana yeter,bana yetmekte olan rabbim bana yeter,o her zaman için bana yeter,ben olduğum sürece var olan rabbim yeter,kendisinden başka ilah olmayan rabbim yeter,ona tevekkül ettim,o yüce arşın rabbidir.”(2)

    Aşura ziyaretinden sonra okunan Alkame duasında İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam şöyle buyurur:

    “Ve diyorum ki Allah yeter ve kifayet eder,Allah kendisini çağıranı duyar,Allah’tan ve siz Ehli Beytten gayrı benim hiçbir hedefim yoktur.”(3)

    Allahtan sonra siz bana yetersiniz.Sizden başkası bize yeterli olur mu? Vallahi hayır............. “ Bütün şerefliler sizin şerefiniz karşısında eğildi. Bütün kibirliler sizin itaatınıza

    ikrar etti.Bütün zorbalar sizin faziletiniz karşısında eğildi.Herşey sizin karşınızda alçaldı.Yeryüzü sizin nurunuz

    ile aydınlandı.Kurtulanlar sizin velayetiniz ile kurtuldu.Allahın rızası sizinle kazanılır.Sizin velayetinize


    (1) Usul ü Kâfi c1 sf 185 12.hadisi şerif.

    (2) Uddet ud Dâi ve Necah us Sâi, Şeyh Ahmed bin Fehd el Hilli sf 253.

    (1) Mefatih ul Cinan sf 461.

    -9-



    karşı çıkanlara Rahman gazaplandı.”(1)

    Zâtınız bana yeter,sizi tanımak bana yeter,sizin sevginiz bana yeter,sizden kalan eserler bana yeter,Sizin velilerinizin ayağının tozu bana yeter.... Yalnızca siz benim muradımsınız gayrınız değil.Kalbim ancak sizin fazilet ve muhabbet sahanızda istikrar kazanır.Niçin böyle olmasın ki?Zurare ;İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’dan nakleder ki şöyle buyurdu:

    “Dinin zirvesi , doruk noktası ve anahtarı ,herşeyin kapısı ve Allah azze ve cellenin rızası imamı tanıdıktan sonra ona itaat etmektir.Sonra buyurdu ki : Allah tebareke ve teala şöyle buyurmaktadır: “Her kim Resulullaha itaat ederse Allaha itaat etmiştir.Biz seni yüz çevirenlere koruyucu olarak göndermedik.”(2)

    *Öyleyse birşeyin değeri ancak sizinle ölçülür ey velilerimiz: Ebu Seleme diyor ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselamın şöyle buyurduğunu duydum:”Allah bize itaat etmenizi farz kıldı.Halk bizi tanımakla görevlidir.Bize karşı cahil olmaları onlara asla mazeret değildir.Bizi tanıyan mümindir,bizi inkar eden kafirdir.Bizi tanımayan ve inkar da etmeyen ise dalalettedir tâ ki hidayet olana kadar.O hidayet ki Allah bize itaat edilmesini farz kılmıştır.Eğer o şahıs o haliyle ölürse Allah ona dilediği şekilde muamele eder.” (3)

    *Allaha yaklaşmanın formülü de sizlersiniz :

    Muhammed bin Fuzeyl der ki : İmam aleyhisselama ;Kulların Allaha yaklaşabilecekleri en iyi vesile nedir diye sorduğumda şöyle buyurdu:“Kulları Allah azze ve celleye yaklaştıran en iyi vesile Allah’a itaat etmek,Resulüne itaat etmek ve emir sahiplerine itaat etmektir.İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam buyurdu ki :Bizi sevmek iman,bize buğz etmek ise kafirliktir.”(4)








    (1) Mefatih ul Cinan sf 549 Ziyareti Camiet ul Kebire.

    (2) Usul ü Kâfi c1 sf 185 1.hadis ,mübarek Nisa suresi 80.ayeti şerife.

    (3) Usul ü Kafi c1 sf 187 11.hadisi şerif.

    (4)Usul ü Kâfi c1 sf 187 12.hadisi şerif

    -10-

    * Allahın yarattığı bütün varlıklara mutlak hüccet de sizlersiniz:

    Sudeyr diyor ki : İmam Muhammed Bâkır aleyhisselama siz Ehli Beyt kimlersiniz? diye sorduğumda şöyle buyurdu:”Biz Allahın ilminin hazineleriyiz,Allahın vahyinin tercümanlarıyız,biz herkese ulaşan hüccetiz...”(1)

    Mefatih ul Cinan sf 526’da İmam-ı Zaman aleyhisselamın ziyaretinde şu cümleler geçer:

    Selam olsun sana ey Allahın gizli olmayan hücceti, selam olsun sana ey Allah’ın gökteki ve yerdekilere hücceti...”

    *Ve siz ey velilerim bundan daha azametlisiniz.Siz Allah’ın sırları ve en kutsal harîmisiniz.

    Hayseme diyor ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam bana şöyle buyurdu “ Ey Hayseme!Biz nübüvvet ağacıyız ve rahmet eviyiz ve hikmet anahtarlarıyız,ilim madeniyiz ve risalet mevkisiyiz,meleklerin indiği mahalliz, Allahın sırrının mevzisiyiz,biz Allah’ın kullara emanetiyiz,biz Allah’ın en kutsal harîmiyiz,biz Allahın ahdiyiz ,biz Allahın zimmetiyiz, herkim bizim ahdimize vefa ederse Allahın ahdine vefa etmiş olur ve herkim onu bozarsa Allahın ahdini ve zimmetini bozmuş olur.”(2) Velilerim!........ arzum ....... hedefim........amacım...........Ehli Beyttir.Allahın salâtı size olsun!

    “İsimleriniz ne kadar hoştur,nefisleriniz ne kadar kerimdir,şanınız ne kadar yücedir,emriniz ne kadar hassastır,ahdinize vefalısınız,sözünüze sadıksınız,sizin sözleriniz nurdur......”(3)
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:35 am

    ÜÇÜNCÜ MEYVE - SÖZÜNÜZ NURDUR

    İmam Caferi Sâdık aleyhisselam buyurdu ki:”Allah vardı ve ondan başka hiçbir şey yoktu.Sonra Allah ,varlığı ve mekanı yarattı ve bütün varlığın kaynağı olan bir nur yarattı.Kendi nurunu o nura kaynak olarak karar kıldı. Muhammed ve Ali’yi işte o nurdan yarattı.


    (1) Usul-ü Kafi

    (2) Usul ü Kâfi c1 sf 192 3.hadisi şerif.

    (3) Mefatih ul Cinan sf 549 Ziyareti Camiet ul Kebire

    -11-


    Bu nur var iken daha henüz hiçbir şey yoktu.Bu ikisinin nuru temiz ve pak olarak sırasıyla temiz ve pak babalardan gelip Abdullah ve Ebu Talib aleyhimusselamda birbirlerinden ayrıldılar.”(1)

    Peki o nur nasıl bir nur idi?

    Bu sorunun cevabı hayrettir......dehşettir......

    Mufazzal diyor ki ;İmam Caferi Sadık aleyhisselam’a bu soruyu sorduğunda buyurdu ki :”Biz rabbimizin katında iken bizden başka kimse yoktu,yeşil bir gölgede idik.Allahı tesbih ve takdis eder,ondan başka ilah olmadığını zikrederdik.Bizden başka hiçbir canlı varlık ve hatta melek dahi yoktu.Sonra Allah,varlıkları yaratmaya başladı. Allah dilediği şeyleri ve melekleri istediği şekillerde yarattı.Sonra tüm bunların ilmini bize öğretti.”(2)

    Ali bin Cafer kardeşi İmam Musa i Kâzım aleyhisselamdan rivayet eder ki İmam Caferi Sâdık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Allah biz Ehli Beyti en iyi ve en üstün şekilde yarattı.Bizi yerdeki ve gökteki hazineleri olarak karar kıldı. Ağaç bizim için konuştu,Allah azze ve celle bizim ibadetimiz ile ibadet olundu,biz olmasaydık Allah’a kimse ibadet edemezdi.(3)

    İşte bunlar benim velilerimdirler............ey hakkın karşısında inat edenler!Siz de onlar gibilerini göstersenize!

    Benim velilerim için konuşan şeyler;

    Tevhid ağacı,

    Tekvin ağacı,

    Teşrii ağacı,

    Nübüvvet ağacı,

    Sidret ul Müntehâ,

    Tûbâ ağacı,

    Musa peygamberin ağacı,

    Mübarek zeytin ağacı,

    Kökü sabit ve dalları gökte olan ağaç,

    ............ağacı, ............ağacı, .............ağacı.




    (1) Usul ü Kâfi c1 sf 441 ,9.hadisi şerif.

    (2) Usul ü Kâfi c1 sf 441, 7.hadisi şerif.

    (3)Usul ü Kâfi c1 sf 193, 6.hadisi şerif.

    -12-




    Öyleyse artık beni kınayıp durma:

    “Fatıma evlatlarının velayeti yüzünden,

    Beni mi kınıyorsun anan sana ağlasın.

    Benim tattığımı sen de tat da

    Ondan sonra ne istersen söyle.

    Ben onların sevgisi sayesinde

    Tüm hastalıklara şifa olan balı tatmışım,

    Berrak su gibi sefalıdır,

    Tedavi olmayan hastalıkların ilacıdır.(1)

    Onlar öyle yüce velilerdirler ki onların faziletleri saymakla bitmez,sıfatlarının hakikatına ulaşılmaz.Ben ve benim gibi günah ve cehalet yarasaları gündüz vakti ışığı yayılan o güneşe nasıl bakar ve onu görürüz?Vasilerin efendisi Hz.Ali aleyhisselam tevhidi sesini tüm dünyanın kulağına nasıl da feryad ediyor”Bil ki Ey Ebu Zerr!Ben Allah azze ve cellenin kuluyum ve kullarına halifesiyim,bizi rabb edinmeyin,sonra faziletlerimiz hakkında istediğiniz kadar övgüler yağdırın.Siz bizim bulunduğumuz makamın sınırına ve hakikatına asla ulaşamazsınız.Sizin düşündüklerinizden ve kalbinizden geçenlerden daha fazlasını Allah bize bahşetmiştir.Eğer bizi böyle tanırsanız işte siz o zaman müminlersiniz.”(1) Vasıflar ve vasfedenler hüsrandadırlar,hayaller ve fikirler acizdir,ne bakabilecek göz vardır ne de takat.Âl-i Muhammed’in hakikatı akıl ve fikirlerden üstündür.-Allah’ın salât ve selamı onlara olsun-Diğer şeyleri ölçtüğümüz ölçüler artık orada işlemez olur.Çünkü ölmeyen ve hayy olan Allah’ın sırrı onlarda tecelli etmiştir.Bütün alemin kitabının ayetlerinin tefsiri onların yüzünün suyundadır.Arş da onlarla aziz olmuştur.Lâhut,ceberit ve melekut aleminin sırları onların alnındaki kudsî hakikatte gizlidir.Yarışanlar onların kutsal nuruna ulaşmak için yarışır. Selam olsun onlara,onların evlerine ve ne mutlu onların evlerine doğru koşanlara.



    *** *** ***




    (1) Şeyh Selman Bahraninin kasidesinden

    (2) Bihar ul Envar c 26 sf 2,Nuraniyet hadisi şerifi
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:36 am

    DÖRDÜNCÜ MEYVE - ONLARA DOĞRU KOŞANLAR



    “İlk önce ve en önde gelenler var ya ,yakın olan onlardır,naim cennetindedirler...”(1)

    Bu şahısların kim olduğu hakkında Ehli Beyt şöyle buyuruyor:

    1- İbni Abbas’ın rivayetine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem buyurdu ki : Cebrail aleyhisselam “ İlk önce ve en önde gelenler ise ,yakın olan onlardır,naim cennetindedirler...”ayeti hakkında bana dedi ki:Ali ve onun şiileri cennete ilk önce girecek olanlardır ve Allah’ın verdiği keramet sayesinde Allah’a yakın olanlar da onlardır.”(2)

    2- Davud bin Kesir diyor ki;İmam Caferi Sâdık aleyhisselam’a “ İlk önce ve en önde gelenler ise ,yakın olan onlardır,naim cennetindedirler...”ayetinin tefsirini sorduğumda buyurdu ki ;Allah,bunu insanları yaratmadan ikibin yıl önce ruhlar aleminde böyle buyurdu.Biraz açıklar mısın diye arzettiğimde ise şöyle buyurdu;”Allah varlıkları önce bir çamurdan yarattı.Sonra bir ateş yaktı ve ateşe girin dedi.İlk önce Muhammed sallallahi aleyhi ve âlihi ve sellem ve Emirülmüminin,Hasan ve Hüseyn ve sonra da sırasıyla dokuz imam girdi.Onları daha sonra şiileri izledi.Allah’a and olsun ki işte en önde gelen de onlardır.”(3)

    Onlar önde gittiler ve kurtuluşa erdiler.Atların başıboş koşup yarışması gibi değil,aksine hayat deryasında yüzenlerin yarışıdır bu.Orada öne geçenlerin ellerinde yarış kupası,ellerinde ilâhi aşk şarabı dolu kadehler ve kalplerinde bir güneş var parlıyor....Hangi güneştir bu?.......O, imamın güneşidir.....o, imamın güneşidir....o, imamın güneşidir....





    *** *** ***






    (1) Mübarek Vakıâ suresi 10-11-12.ayeti şerifeler.

    (2) Emâli-i Şeyh Tûsi sf 70.

    (3) Gaybet-i Şeyh Nu’mâni sf 90, 20.hadisi şerif.

    -14-







    “Ebu Hâlid el Kâbulî diyor ki; İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a “Allah’a, resulüne ve indirdiğimiz nura iman edin(1) ayetini sorduğumda buyurdu ki ;Ey Ebu Hâlid!Allah’a and olsun ki nur,Âl-i Muhammed’in kıyamete kadar sönmeyecek olan nurudur.Vallahi onlar Allah’ın nazil ettiği nurlardır.Vallahi onlar Allah’ın gökler ve yerdeki nurudur.Vallahi ey Ebâ Hâlid! İmamın nuru müminlerin kalplerinde gündüz ışık saçan güneş ışığından daha parlaktır.Vallahi ey Ebu Halid!İmamlar müminlerin kalplerini nurlandırırlar.Allah azze ve celle dilediğinden onların nurunu esirger ve onların kalpleri karanlık olur.Vallahi ey Ebu Hâlid!Allah bir kulun kalbini temizlemedikçe, o bizi sevmez ve velayetimizi kabullenmez.O kul bize teslim olmadıkça ve bizim hizmetimizde olmadıkça Allah onun kalbini temizlemez. Eğer o bize hizmet ederse Allah da hesap gününde kıyametin büyük azabından onu korur.”

    Demek ki yarışta iki şart var:

    1- Teslimiyet “....Bize teslim olmadıkça...”

    2- Hizmet makamında olmak “...Bizim hizmetimizde olmadıkça....” Teslimiyetten beşinci meyvede bahsedeceğiz, hizmet makamı ise Kur’an-ı Kerimde şöyle anlatılmaktadır: “Allah bir örnek getiriyor,bir adamın ortakları var,kötü ve birbirleri ile geçinemiyorlar. Bir adam da var ki bir kişiye teslim olmuş ve yalnız onun hizmetinde.Bu iki adam hiç bir olur mu?Hamd Allahadır,aksine onların çoğu bilmezler.”(3)

    Bu ayetin tefsiri hakkında Ebu Halid el Kâbuli diyor ki :İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’a “Bir adam da var ki bir kişiye teslim olmuş ve yalnız onun hizmetinde...”ayetini sorduğumda buyurdu ki; Bir adama teslim olup ona hizmet edenler Ali ve onun şiileridirler.”(4)

    ----------------------------------

    (1) Mübarek “Teğabun” suresi 8.ayeti şerife.

    (2) Usul ü Kâfi c1 sf 194, 1.hadisi şerif.

    (3) Mübarek “Zümer” suresi 29.ayeti şerife.

    (4) El Burhan tefsiri c4 sf 75,5.hadisi şerif.

    -15-




    Hz.Ali aleyhisselam Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellemin hizmetinde,şiilerde Hz.Ali aleyhisselam’ın hizmetindedir ve bu hizmet Allah’a ve Resulüne hizmetten başka birşey de değildir:

    *Aklımız,fikrimiz ve inancımızla hizmet,

    * Duygularımız,meyillerimiz ve inancımızla hizmet,

    * Canımız,ruhumuz,bedenimizle rahatlık ve zorlukta hizmet,

    * Malımız,evladımız,ailemiz ve dostlarımızla hizmet,

    *Yakınımız ve uzaktakilerle hizmet,

    *Hatta hayatın bütün boyutları ve yönleri ile hizmet.

    Belki de ey aziz ! Peki bu hizmet nasıl olacak diye soracaksın?Cevabı gayıp ve hazır olan imamımız Hz.Mehdi Huccet ibn il Hasan aleyhisselamın ziyaretindedir;



    “Yıllar geçip ömrüm tükendikçe sana olan yakinim ve aşkım,tevekkül ve güvenim hep artıyor.Senin zuhurunu bekliyor ve intizar çekiyorum.Seninle birlikte cihad etmeyi arzuluyorum.Canımı,malımı,evladımı,ailemi ve rabbimin bana bağışladığı bütün nimetleri sana sunuyorum.Eğer senin o aydınlık zuhur günlerine varırsam işte bu kulun senin emrine hazırdır.”(1)Buna uygun olarak asil alevi ve rafızi aşık,Hz.Alinin mazlum hizmetçisi Hafız Receb el Bursî kutsal nefesi ile şu nağmeleri sesleniyor:



    YA ÂL-İ MUHAMMED-Allahın selamı size olsun-



    Farzım,sünnetim,sözüm sizsiniz,

    Herşey sizdendir,lütfunuzdandır.

    Kıldığım namazda kıblem sizsiniz

    Durduğum zaman size işaret ederim.

    Sizin hayaliniz hep gözümün önündedir,

    Sizin sevginiz benim aklımı çelmiş,

    Ey velilerim,rehberlerim sizin türbeniz

    Toprağınız yaralarıma merhem olmuştur.

    Sizin hadisleriniz ve methiniz için,

    Ömrümü adadım kabul edin,lütfedin.(2)


    (1) Mefatih ul Cinan sf 527.

    (2) El Gadir (Allame Emini) c 7 sf 47.

    -16-


    Hizmet; ihlastır,diğer bağlardan kurtulmaktır, sefadır, temizliktir, fani olmaktır, yaklaşmaktır,çok yaklaşmaktır, melekuti bir yemektir,Rahmâni bir içecektir, kudsî bir nefestir,öyle bir temizliktir ki ne bir göz onu görmüş,ne bir kulak onu duymuş ne de hiçbir beşeri kalp onu hissetmemiştir.O büyük bir gerçekle birlikte sürüp giden bir hayat olup onun tefsirinde şöyle rivayet olunur:

    “Alâ bin Siyâbe’nin rivayetine göre “Bu Kur’an insanı en doğru yola hidayet eder (1) ayetinin tefsiri hakkında İmam Caferi Sâdık aleyhisselam şöyle buyurdu:Kur’an insanı imama hidayet eder.”(2)

    Kur’anî hayat o yarışta hedefe varanların hayatıdır.Onun tadına Ehli Beyte hizmet edenler varmıştır.İhlaslı müminlerin hayatı şu rivayette mezkurdur;

    Said bin Tureyf, İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam’dan rivayet eder ki Resulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem şöyle buyurdu;

    Her kim peygamberlerin hayatı gibi yaşamak ve tıpkı şehitlerin ölümü gibi ölmek ve Rahman’ın hazırladığı cennetlere girmek isterse Ali’nin ve velilerinin velayetini kabul etmeli ve ondan sonraki imamlara uymalıdır.Onlar benim ailemdir,benim toprağımdan yaratılmıştır.Allahım!Onları benim ilmim ve bilgim ile rızıklandır.Ümmetimden onlara muhalif olanlara eyvahlar olsun.Allahım! Benim şefaatimi onlara muhalif olanlara ulaştırma”(3)

    Fuzeyl bin Yesar’ın rivayetine göre İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam bu hayatın bazı yönlerini şöyle tanıtıyor:

    “Allahtan gelen hayat, saadet, kurtuluş ,bereket ,zafer, kolaylık,af, müjde,yakınlık,yardım,ümit ve muhabbet Ali’nin velayetini kabul edip ona uyan ve düşmanından uzaklaşıp Ali ve evlatlarının faziletlerine teslim olanlar içindir.Şefaatimin

    onları kapsaması ve Allahın onlar için benim şefaatimi kabul etmesi hakkımızdır.Onlar bana uyarlar ve herkim bana


    (1) Mübarek “İsra”suresi 9. ayeti şerife.

    (2) Usul ü Kâfi c1 sf 216, 2. hadisi şerif.

    (3) Usul ü Kâfi c 1 sf 208.

    -17-



    uyarsa bendendir.”(1)

    Son olarak şu ayeti zikredelim:

    “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?Bunu ancak akıl sahipleri anlar.”(2)

    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:37 am

    VELİLERİM!



    “Sizin velayetinizi kabul eden mutlu olur,size düşman olan helak olur,size karşı çıkan hüsrana uğrar,sizden ayrılan sapıtır,size sığınan güven içinde olur,sizi onaylayan salim olur,size sarılan hidayet olur,size uyanın yeri cennet olur,size muhalif olanın yeri ateş olur,size isyan eden kafirdir,size karşı savaşan müşriktir,sizi reddededn cehennemin en altında yer alır.”(3)







    *** *** ***






























    (1) Usul ü Kâfi c 1 sf 210, 7.hadisi şerif.

    (2) Mübarek “Zümer” suresi 9.ayeti şerife.

    (3) Camiet ul Kebire Ziyareti.



    -19-
    avatar
    CAN DOSTU

    Mesaj Sayısı : 30
    Kayıt tarihi : 21/05/08

    Geri: KULUN MEVLASINA HEDİYESİ...

    Mesaj tarafından CAN DOSTU Bir Çarş. Mayıs 21, 2008 9:37 am

    BEŞİNCİ MEYVE-TESLİMİYET



    Hz.Ali aleyhisselamın velayeti yolunda temiz kalplerin varabilecekleri en büyük makamlardan biri de teslimiyettir.Bu makam sahipleri Hz.Ali ve onun masum evlatları olan imamlara itaat eder ve boyun eğer.

    İşte teslimiyet ve teslim olanlar hakkında hadisi şeriflerden bir demet;

    Muhammed bin Müslim diyor ki ; “Her kim bir iyilik yaparsa onun mükafatını artırırız.”(1) ayetinin manasını İmam Muhammed Bâkır aleyhisselama sorduğumda şöyle buyurdu; “Yapılan iyilik biz Ehli Beyt’e teslim olmak ve bizi doğrulamaktır,aksi halde biz Ehli Beyt’e teslim olmayanlar bizi yalanlamış sayılır.”(2)

    Ebu Basir diyor ki ; “Sözü işitip en iyisine uyanlar...”(3) ayetinin manasını İmam Caferi Sâdık aleyhisselama sorduğumda şöyle buyurdu;Onlar Âl-i Muhammed’e teslim olanlardır.Sözümüzü duydukları zaman bir şeyler ekleyip azaltmadan sözümüzü duydukları gibi uygulayanlardır.(4)

    Kâmil-i Temmar diyor ki ;İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam başını önüne eğmiş bir halde şöyle buyurdu; “Teslim olanlar kurtulmuştur, doğrusu teslim olanlar pâk insanlardır,ey Kâmil!Az bir mümin dışında halk hep dört ayaklılar gibidir.Müminler ise hep gurbet halindedir.”(5)

    Zeyd-i Şehham diyor ki ; Bizim yanımızda Kuleyb adlı biri vardı.Ehli Beytin makamları hakkında her zaman “Ben onlara teslim olmuşum” sözünden başka birşey söylemediği için ona “Kuleyb Teslim”adını vermişlerdi.Durumu İmam Caferi Sâdık aleyhisselam’a anlattığımda ona hayır dualar

    ----------------------------------------

    Mübarek “Şura” suresi 23. ayeti şerife.

    Usul ü Kâfi c 1 sf 391, 4. hadisi şerif.

    Mübarek “Zümer” suresi 18. ayeti şerife.

    Usul ü Kâfi c 1 sf 391, 8.hadisi şerif.

    El Burhan. c4 sf 549.

    -19-

    ederek buyurdu ki;Biliyor musunuz teslim nedir?Biz susunca şöyle buyurdu; “Yalvarıp yakarmaktır.Allahın şu ayetinde vardır bu: “İman edip salih amel işleyerek rabblerine yalvaranlar...” (1).(2)

    Cemil bin Derrâc’ın rivayetine göre İmam Caferi Sâdık aleyhisselam şöyle buyurdu:Bizi sevindiren şey bize teslim olmanız ve bizden gelen hadislerde ihtilaf ettiğinizde onu bize döndürmenizdir.”(3)

    Fuzeyl bin Yesar diyor ki ; Muhammed bin Müslim ile birlikte İmam Caferi Sâdık aleyhisselamın yanına giderek şöyle arzettik; Halkın sözleri bizi ilgilendirmiyor.Vallahi sadece sizi imam kabul ettik,sizden ilim alıyoruz, vallahi size teslim olmuşuz,sizin dost saydığınızı dost ediniyoruz,sizin düşmanınızı biz de düşman sayıyor, sizin kabul ettiğinizi biz de kabul ediyoruz.İmam Caferi Sâdık aleyhisselam ellerini göğe kaldırarak buyurduki; “Vallahi bu açık hakkın ta kendisidir.”(4)

    Yahya bin Zekeriya el Ensâri diyorki ; İmam Caferi Sâdık aleyhisselamı şöyle buyururken duydum; “Herkim imanının kamil olması kendisini sevindiriyorsa şöyle söylemelidir;Ben her konuda Ehli Beytin görüşünü kabul etmişim,onların sözü açık da olsa gizli de olsa bana ulaşsa da ulaşmasada yalnız onların sözü ölçüdür.”(5)

    Abdullah Kâhuli’nin rivayetine göre İmam Caferi Sâdık aleyhisselam şöyle buyurdu ; “Eğer bir topluluk şeriki olmayan Allah’a ibadet eder,namaz kılar,zekat verir,hacca gider,Ramazan ayı da oruç tutar ama Allah ve Resulünün yaptığı birşey için keşke keşke filan işi yapmasalardı der veya böyle birşeyi kalbinden geçirirse sırf bununla müşrik olurlar.” Sonra bu ayeti okudu; “Rabbine andolsun ki aralarında ihtilaf olup da sana gelenler verdiğin hükme

    · Usul ü Kâfi c1 sf 390, 3. 549,18.hadisi şerifi.

    · Mübarek “Hud” suresi 23.ayeti şerife.

    · El Burhan tefsiri c 4 sf.hadisi şerif.

    · El Burhan tefsiri c4 sf 549 18. hadisi şerifi.

    · Usul ü Kâfi c 1 sf 391, 6. hadisi şerif.

    -20-


    kalpten razı olup teslim olmadıkları sürece mümin olamazlar.(1) Sonra İmam Caferi Sâdık aleyhisselam buyurdu ki ; Biz Ehli Beyte teslim olmanızı size tavsiye ediyorum.” (2)

    Hz. Ali aleyhisselamın sevgisi hakkındaki bu bölümden sonra son olarak kalbinin pencerelerini hakka ve doğru yola açarak kalbini ferahlatacak bir hadisi şerifi rivayet edelim:Câbir diyor ki ; “Halkın bir bölümü Allah’tan başkalarını ona şerik kılarak onları tıpkı Allah sevgisi gibi severler.” ayetinin manasını İmam Muhammed Bâkır aleyhisselama sorduğumda şöyle buyurdu;Vallahi onlar falanca ile filancanın dostlarıdırlar.Allahın halka tayinettiği imamdan başkasını imam kabul ettiler.Onun için Allah buyuruyor ki; “Zulmedenler bir görseler ki azaba düşecekleri vakit bütün kuvvet Allah’a aittir ve Allah çok şiddetli azab eder.O an kendilerine uyulanlar,azabı görerek kendilerine uyanlardan kaçınır,uzaklaşırlar ve aralarındaki vesileler kesilir.Onlara uyanlar da derler ki ; Keşke bir kez daha dünyaya dönseydik de onların bizden kaçtığı gibi biz de onlardan kaçsaydık.İşte Allah onların yaptıkları işleri üzerlerine çöken bir hasret olarak gösterir.Onlar ateşten dışarı çıkamazlar.(3)

    Sonra İmam Muhammed Bâkır aleyhisselam buyurdu ki ; Vallahi ey Cabir onlar zalim önderler ve onların taraftarlarıdır.(4)

    Bu apaçık hakkdan gayrı sapıklıktan başka ne olabilir ki?..................................

    Yalnızca şiilere Ali dostu deme,

    Aslında her insaflı insan şiidir.

    Bakan gözler için güneş açıktır,

    Nereden bakarsan onun ışığı görünür,

    Ey gök şahit ol ve ey yer titre.

    Ve sevin ,bak ,ben Ali’yi zikrettim.(5)


    (1) Mübarek“Nisa”suresi 65.ayetişerife.

    (2) Usul ü Kâfi,2.hadisi şerif.

    (3) Mübarek“Bakara”suresi 165,166,167.ayeti şerifeler.

    (4) Usul ü Kâfi c 1 sf 374, 11.hadisi şerif.

    (5) Gadir Bayramı” adlı kasideden,meşhur hrıstiyan arap şair Pulos Selame

    -21-

      Forum Saati Perş. Nis. 19, 2018 10:33 pm