NAKM

DEGERLI DOSTLAR UYE OLARAK BIZIMLE BU YOLDA YURUYUN...
NAKM

Norvecdeki Alevi dusuncesine sahip olan canlarin bulusma noktasi....


    AILE ILE ILGILI GENEL BIGIKJJJJJJJJJJJJJJJJJS

    Paylaş
    avatar
    NAB.admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 125
    Bosted : norvec
    Kayıt tarihi : 07/02/08

    AILE ILE ILGILI GENEL BIGIKJJJJJJJJJJJJJJJJJS

    Mesaj tarafından NAB.admin Bir C.tesi Mart 22, 2008 5:03 am

    AİLE İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER
    1. AİLENİN TANIMI
    Toplumun temel bir unsuru olan aile hakkında kesin bir tanım yapma olanağından söz edilememektedir. "Ekonomik ve toplumsal bir birlik olan aile; üyeleri arasındaki ilişkiler yönünden grup tanımı içine yerleştirebildiği gibi; toplumsal hayatın ana şekillerinden biri olması bakımından topluluk ve örgüt; birliğin yürütülmesinde başvurulan sistemleştirilmiş kurallar yönünden kurum ve de toplumsal hayatın içindeki temel unsurlardan biri olması yönünden de, toplumsal yapının bir parçası olarak da düşünülebilir. Böylece yapılan tanımlar, kendi bakış açıları çerçevesinde göreli bir geçerliliğe sahip olabilmektedir".
    "Aile, içinde insan türünün belli biçimde üretildiği, topluma hazırlanma sürecinin belli bir ölçüde, ilk ve etkili biçimde cereyan ettiği, cinsel ilişkilerin belli bir biçimde düzenlendiği, ana-baba çocuklar (aile biçimlerine göre başka yakınları) arasında belirli bir ölçüde içten, sıcak, güven vericisi ilişkilerin kurulduğu, yine içinde bulunan toplumsal düzene göre ekonomik etkinliklerin az ya da çok ölçüde yer aldığı toplumsal bir kurumdur".
    Ailenin, belli amaçlar için üyelerinin bir araya gelmesi, oluşturdukları kompozisyonlar ailenin grupsal boyutunu oluşturmaktadır. Ailenin bu boyutu demografik ve psikolojik bir özellik taşımaktadır. Daha somut olarak ifade etmek gerekirse, aileyi oluşturan bireylerin sayısı, yatay ve dikey kuşaklarla birlikte ve ayrı olmaları... ailenin grupsal özelliklerini yansıtmaktadır. Genel kuruluş ve işleyiş kuralları yani eş seçimi, evlilik ile tören ve kurallar, evlilik sonrası aile-içi ve aile-dışı ilişkileri ve de ailenin işlevleri konusunda var olan kurallar bütünü ailenin kurumsal yönünü yansıtmaktadır. Yaklaşım içinde aile, grupsal ve kurumsal boyutlarıyla birlikte tarihsel bir perspektif içinde değerlendirilmektedir.
    Aile, içinde bulunduğu toplumsal yapıda meydana gelen toplumsal-ekonomik değişmelerden etkilenen ve aile üyelerine kazandırdığı tutum ve davranışları ve toplumu etkileyen bir birim olarak ele alınmaktadır. Aile, bu farklı değişkenlerle doğrudan ve/veya dolaylı bir ilişki içindedir. Ne sadece ekonomik ilişkilerin, ne de sadece değer ve norm sisteminin aile üzerinde belirleyiciliği söz konusu olmaktadır. Her iki değişkenin de sürekli etkisi olmakta, ama zamana ve mekana göre ağırlıkları değişebilmektedir. Örneğin, belli bir dönem kırsal-tarımsal yapıdan ücretli işçiliğe geçiş ailenin değişmesinden göreli bir öneme sahip olabilirken, belli bir süre sonra, değişen bu ailedeki ilişkilerin düzenlenmesinde dinsel-geleneksel bir takım kurallar etkili olabilmektedir.
    2. AİLENİN İŞLEVLERİ
    Aile de, geçmişten günümüz toplumlarına kadar, tüm toplumlarda çeşitli görevler yüklenmiş toplumsal bir kurumdur. Aile, geçmişte yerine getirdiği görevlerin bir kısmını günümüzde diğer toplumsal kurumlara ve bürokratik örgütlere bırakmıştır.
    Aile diğer toplumsal kurumlar gibi kendisini biçimlendiren bazı işlevleri yerine getirir. Toplumsal bir kurum olarak, ailenin işlevlerini şu biçimde sıralayabiliriz:

    A. Biyolojik İşlev (İnsan Neslini Devam Ettirme İsteği ve Cinsel Davranışların Düzenlenmesi

    1. Ekonomik İşlev
    2. Sevgi İşlevi (Psikolojik Doyum Sağlama İşlevi)
    3. Koruyucu İşlev
    4. Toplumsallaştırma İşlevi
    5. Eğitim İşlevi
    6. Ailenin Boş Zamanları Değerlendirme İşlevi
    7. Dini İşlevi
    8. Prestij Sağlama İşlevi
    9. Siyasal İşlevi
    10. Toplumsal Kontrol İşlevi
    3. AİLENİN KURULUŞU
    Geniş ve çekirdek aile biçimlerine göre değişen ailenin kuruluş süreci içerisinde, ailede evlilik kararı ve eş seçimi, evlilikte ilk tanışma, akraba evliliği, başlık, nikah, çok eşle evlilik, evlenme yaşı ve doğurganlık değerlendirilmektedir.
    4. AİLE-İÇİ İLİŞKİLER
    Aile, farklı statü ve rollere sahip bireylerden oluşan bir bütündür. Aile içindeki bireylerin rolleri ve bu rollere bağlı olarak sahip olduğu statüsü, bireyin, hiyerarşik kademedeki yerini belirlemektedir. Aile başkanlığı dediğimiz otorite yetkisi, aile biçimlerine göre değişmesine rağmen, aile içerisindeki stratejik önemi olan kimseye verilir. Otorite yetkisine sahip olan kişinin gelir, eğitim düzeyine ve mesleğine bağlı olarak, otorite yetkisini kullanması da değişir. Kadınlar, aile-içi işlerinin ve ücretsiz tarım işlerinin dışında, iş gücüne katıldıkları ölçüde aile-içi kararlara katılma şansına sahip olmaktadırlar. Aynı ölçütler, ailenin diğer bireyleri için de geçerli olmaktadır.
    Ailedeki otorite örüntüsü için, karı-koca, baba-çocuk, anne-çocuk ilişkileri, aile içerisinde erkek ve kız çocuğunun değeri üzerinde durulacaktır.
    IV. KIRSAL KESİMDE YAŞAYAN ALEVİ AİLELERİNE SOSYOLOJİK YAKLAŞIM
    Toplulukta yer alan genç nüfusun oranını, 1988 Türk Aile Yapısı Araştırması ve 1990 Genel Nüfus Sayımı genç nüfus oranı ile karşılaştırdığımızda, genç nüfus oranının az olduğu; buna karşılık orta yaş ve yaşlı nüfusun belirgin bir oranda yüksek olduğu görülmektedir.Türk Aile Yapısı Araştırması'nda 12 yaşın altındaki nüfus, genel nüfusun yüzde 26.36'sını oluştururken; 50 yaşın üstündeki nüfus, genel nüfusun yüzde 16.12'sini oluşturmaktadır. Ancak Alevi köylerinde 12 yaşın altındaki nüfus daha az iken, 50 yaşın üstündeki nüfus nerede ise % 50 ve hatta üzerindedir.
    Bekar erkeklerin oranını, bekar kızlardan daha düşük olduğu görülmektedir. Bunun nedeni ise, eğitim görmüş olsun ya da olmasın faal iş gücüne ulaşmış tüm gençleri (özellikle bekar erkekleri) etkileyen istihdam sorunudur. Köylerde kadın nüfusun erkek nüfustan daha fazla olmasının nedeni, erkeklerin çalışmak için köy dışına gitmesinden kaynaklanmaktadır. Yani toplumsal hareketlilik imkanı daha fazla olan bekar erkeklerin çalışmak ve eğitimlerini sürdürmek için kentlere gitmeleri ve yerleşmelerinden dolayı, bekar erkeklerin oranı göreli olarak bekar kızlardan az olmaktadır.
    Kırsal kesimde dul erkeklerin oranı, dul kadınların oranından daha azdır. Dul erkeklerin sayıca dul kadınlardan az olmasının nedeni, karısı ölen ya da karısından boşanan erkeklerin kısa sürede yeniden evlenmesidir. Bir diğer neden ise, dul kalan kadınların yeniden evlenme olayına köy halkının da pek sıcak bakmamalarıdır. Kırsal kesimde dul kalan kadınların yaşamlarını sürdürmelerine, akrabaları ve köy halkının yardım ettikleri ve de dul kadınların köy içinde yaşamlarını kendi başlarına sürdürdükleri gözlemlenmektedir.
    Ayrıca köyde kadın ve erkek nüfus oranı arasında, günden güne orantısız bir gelişme görülmektedir. Kırsal alanda yaşayan erkeklerin köy dışına çıkmaları ve evlenirken köy dışından tercihte bulunmaları evlenme oranını olumsuz etkilemektedir.
    Nüfus yapısı, köylere dışarıdan gelip yerleşenler, köylerdeki resmi kuruluşlarda çalışan memurlar, köylerden dışarıya göç etmiş ve köylerle bağlantılarını koparmamış aileler çerçevesinde ele alındığında, köy nüfuslarının bazı dönemlerde nüfus artışı gibi görülen sayısal artışların aslında “dönemsel yükselme” yani süreli veya sürekli köylerden ayrılan ancak köy ile bağlarını kesmemiş kişilerin köyde bulundukları dönem ile nüfus sayımının aynı dönemlere gelmesi durumu olduğu görülecektir.
    Bazı köylerin nüfus yapısı, köyde resmi kuruluşların yani bürokratik örgütlerin olmayışı bakımından diğer köylere göre farklılık göstermektedir. Birçok köyün tek resmi kuruluşu olan köy ilkokulu, öğrenci yetersizliğinden, terör olaylarından ve göçlerden dolayı kapatılmıştır/kapanmıştır. Köylerde resmi kurum ve kuruluşların olmayışı, köylerdeki yaşam biçimini olumsuz etkilemektedir.
    Birçok Alevi köyünde nüfus artışı olmamış, tam tersine köyün nüfusunda büyük bir azalma olmuştur. Nüfusun azalmasında, köyden-kente göç ve köyde son yıllarda uygulanan aile planlamasının etkisi önemli rol oynamaktadır. 1965 yılına kadar nüfus artışı olan köylerde; 1965 yılından sonra hızla topraktan kopma ve kente bütünleşme eğiliminin artması ile nüfus azalmıştır. Köylerin gerçek nüfusu ve nüfus hareketleri saptanması, ancak köylerin kış ve yaz nüfuslarının belirlenmesi ve toplumsal yapısındaki bir takım olguların göz önünde bulundurulması ile mümkün olabilmektedir.

      Forum Saati Perş. Nis. 19, 2018 10:46 pm